|
|
Dik Duruş, Kadın
Boyalarım ve tuallerim, yaşamdaki duruşum, inançlarım, sonuna kadar savunduğum değerler biraraya gelince neler anlatabilirim. İşte benim peşinde koştuğum ve beni ayakta tutan, resim yapmamı hergün bir öncekinden daha fazla resim yapmamı sağlayan, bu kendi iç dünyama yaptığım yolculuğa olan merakım.
Kadın olmak, eğilmeden, bükülmeden yaşamın içinde varolabilmek ve bunu yaparken eğitimin önemine olan inancım ile öncelikle kendini eğitmek ve ara vermeden öğrenmeye devam etmek, aktif olarak çalışmak, eş olmak, anne olmak iyinin peşinde koşabilmek, hani o kimseye zararı olmayan, salt güzel olan, temiz olan, bize iyi gelenin peşinde olmak.
Ne bize iyi gelen, daha da önemlisi bana iyi gelen ne?
Bunu belirleyebilmek için insan kendine göre öncelikler saptamıyor mu?
Ben yaklaşık 5 yıl önce, yaşamımdaki öncelikleri tespit ederek, içimde bitmek tükenmez resim yapma isteğime şans verdim, aktif çalışma hayatıma son vererek, diğer aktivitelerimi azaltarak, resim yapmaya başladım. Bu gün geldiğim noktada hemen hemen tüm zamanımı resim alıyor, yaşamı resim olarak yaşıyor, resim olarak nefes alıyorum.
Çalışma hayatımda, sosyal hayatımda anlatmaya çalıştığım kadınımı, hani başı dimdik duran kadınımı, resimlerim de de anlatabilmek.
Bilseniz ne büyük keyif ve ne büyük bir özgürlük, insanın inandığı, içinden geldiği, birebir kendisinin yaşadığı kadını anlatabilmesi.
Bunu yaparken de renklerle, şekillerle hareket edebilmesi, canlanması, tuale yansıması, her resim bittiğinde işte şimdi oldu demesi ve bunun sadece bir kaç saniye sürebilmesi.
Biten ne, yoksa yeni başlayan mı? Nasıl bitebilir ki? Ben her gün farklı bir benim, gelişiyorum, öğreniyorum, büyüyorum ve bir o kadar da küçülüyorum ama en önemlisi sadeleşiyorum.
Her günüm, her duygum farklı yansıyor tuale, boyalarım, fırçalarım ve tuallerimle ne kadar özgürüm, onlar kendilerini tamamen bana teslim ediyorlar, ben ne istersem o oluyorlar, hiç şartsız itaat ediyorlar bana.
Ben belki de haksızlık ediyorum onlara, çünkü sadece en iyi bildiğim şeyi kadını anlatıyorum, bencilce. Bunu yaparken resimlerimde kadın olması gerekmiyor, anlam yüklediğim bazen bir çiçek , bazen bir at, bazen de sadece renk oluyor.
Kadın da öyle değil mi, yaşamın her yerinde, gönlüm onun erkeğinin yanında durabilmesi, sorgulayan, gururlu, dimdik ifadesiyle. Ben iyimserim, olacak, bizler üstümüze düşen görevi yaparsak, anne olarak, insan olarak, şans verirsek kadınlarımıza, erkeklerimize, insanlarımıza, olacak başaracağız.
Biz ressamlar için ne çok resim var yapılacak, yaşamın içinden geçen.
Dileğim elimin ve gönlümün durmaması, çünkü anlatmak istediğim öyle çok kadın ve kadın hikayesi var ki, en iyi bir kadının bildiği, renklere bezenmiş, sanki her an fırçamın ucunda gibi yaşanan.
Dahası her birimizin evinde, bizim de için de olduğumuz yaşamlarda, birlikte gibi duran ama ayrı ayrı.
Sevgilerimle,
|
|
|