ANA SAYFA   |   HAKKIMDA   |   GALERİ   |   ARŞİV   |   BASIN  |   AJANDA   |   YAZILARIM   |   DAVETİYENİZ   |   DİĞER PROJELER   |   İLETİŞİM
   
Kadın Kadına

Geçenlerde gazetede biz kadınlarla ilgili bir araştırmanın sonuçlarını okudum.

Durum içler acısı. Okuma – yazma bilmeyenler, deodorantla tanışmamış kadınlar, hayatında hiç sinemaya, konsere gitmemiş olanlar, bulunduğu yerden farklı bir yere hiç gitmemiş olanlar.
Bu listeyi o kadar uzatabiliriz ki. Hem bir kadın olarak çok üzüldüm, hem de bir anne olarak.
Ben kadınlarımızı geleceğimiz olarak görüyorum, bizi yarınlara taşıyacak olan çocukları onlar yetiştiriyor. Ne acıdır ki, toplumumuzdaki kadınların büyük bir bölümü hala gerilik sınırında yaşıyor. Hem de her açıdan, eğitim, sağlık, kültür, maalesef  bu listeyi de istediğimiz kadar uzatabiliriz.

Peki şehirli, iyi eğitimli, iyi olanaklara sahip kadınlarımız ne yapıyor, aynı şartlara sahip olmayan hem cinsleri için. Benim tespitim kocaman bir hiç.

Ben sosyal yaşamın içinde yoğun olarak yer alan bir kadın olarak, çevremde aynı havayı paylaştığım kentli kadından da hiç memnun değilim. Gözlediğim kadarıyla büyük bir bölümü tamamen günlük yaşamın sorunlarından çok uzak farklı bir diyarlarda dolaşıyorlar.
Kadınlarımız için hiçbir şey yapmadıkları gibi, kendileri için de hiçbir şey yapmıyorlar.

Ve bence eğitimsiz, imkanları yeterli olmayan, pek çoğumuzun cahil olarak nitelendirdiği kadınlarımızdan çok daha tehlikeli durumdalar.

Neden derseniz, eğitimsiz, imkanları yeterli olmayan kadınlar, çocukları aynı şartlarda yaşamasın diye onları okutmaya çalışıyor, o çocuklar hayatlarını değiştirebilmek için büyük bir çaba içersinde çalışıyorlar  ve üniversite kapılarını onlar zorluyor.

Ama kentli olup her türlü imkana sahip olan ve sadece ilgilendikleri konular kozmetik, moda, çaylar, göstermelik vakıf faaliyetleri olan bu kadınların yetiştirdikleri çocuklar, her türlü imkan fazlasıyla sağlandığı için, şımarık, küçücük yaştan itibaren doyumsuz, tatminsiz, daha da önemlisi tembeller, onların zorlayacakları üniversite kapıları yok, zaten hedefleri yurtdışında okumak.

Ben bu tür kadınları ve yetiştirdikleri çocukları en az diğerleri kadar cahil buluyorum.
Cahil bulmakla kalmayıp, tehlikeli de buluyorum. O çocuklar ki hedefi olmayan, dadı ellerinde büyümüş, sevgisiz bir aile ortamında yaşamış, her şeyin para ile ölçüldüğü, küçücük yaştan itibaren markaya boğuldukları, aralarındaki konuşmalarda sadece paranın ölçüsünün göstergelerinin konuşulduğu çocuklar.

Oysa gönül ister ki, son on yılda hızla sayıları artan bu yeni nesil kentli kadın tipi, elbette güzel olsun, elbette iyi giyinsin, elbette iyi şeyler kullansın ama bunu yaparken, etrafındaki kadınlara da duyarlı olsun, onları eğitebileceği, meslek sahibi yapabileceği programların içinde ( gerçek programların) yer alsın, kendi evlatlarını yetiştirirken de yarınlara hazırlamanın onlara sorumluluk vermekle, elindeki imkanları sınırsızca harcamakla değil paylaşmakla, bunu yaparken de karşısındaki kişiyi aşağılamadan aksine yüreklendirerek yapacağını öğretsin.

Eşinin yanında yer alsın, çocuklarına örnek olsun, insan yaşamında her türlü temelin ailede atıldığını ve bu konuda işin büyüğünün kadında, annede bittiğini unutmadan hareket etsin.
Benim gönlüm bunları ve daha fazlasını istiyor, ben ancak o zaman, kadın kadına sahip çıktığı zaman, bu araştırmaların sonuçlarının pozitife döneceğine inanıyorum.

Ve ısrarla altını çizerek söylüyorum ki, ben cahillikten korkuyorum.

Yaşamınızdan hedefleriniz eksik olmasın.

Sevgilerimle,

ANA SAYFA   |   HAKKIMDA   |   GALERİ   |   ARŞİV   |   BASIN  |   AJANDA   |   YAZILARIM   |   DAVETİYENİZ   |   DİĞER PROJELER   |   DESTEKLEYENLER   |   İLETİŞİM

Tasarım ve Programlama SK WEB - İçerik Gülgün TÜZÜN'e aittir. Tüm Hakları Saklıdır © 2005